Bebekle Paris Tatili

Herkese yararlı olucağını düşünüdüğüm yeni yazımla merhaba:),

       Hamileyken karar verdiğimiz hatta biletlerimizin bile hazır olduğu paris tatilimize sayılı günler kala içimdeki korku ve heyecanla interneti harıl harıl dolaşıyordum. Bütün blog yazılarının nerdeyse hepsini okudum bebekle tatil nasıl olur, napılır, yemeği nolucak, ya uyumazsa falan diye hepsini ezberlememe rağmen yine açtım yine okudum ama baktım ki yok bu böyle olmıcak. Aradığım soruların bazı cevaplarıda yoktu. Dedim artık iş başa düştü. Madem girdik bi işe hadi hayırlısı bakalım dedim:)
     İlk olarak Taha için en uygun oteli arayarak işe başladım. Buldummu derseniz Allahtan bebek yatağı verdiler de bi o açıdan otel konusunda avantajlıydım. Gerisi tamamen fiyasko. Beklediğimin altında çıktı otel. Aslında beni cezbeden tarafı ailelerin önerdiği bi otel olmasıydı ama internete pek güven olmazmış onu anladım. Gitmeden otelle mailleştim. Mutlaka bebeğim için rahat bir oda olmasını ve bebek yatağı olmasını özellikle belirttim. Sizde ilk olarak bunu belirtin ki bebeğiniz ne kadar güzel uyursa siz gezerken huysuzluk yapması o kadar az olur ve tabikiii sizde gece uyursunuz:)
    Gittiğiniz ülke neresi bilmiyorum ama önceden araştırma yapmanızda fayda var ki bebekle gezmek ne kadar rahat, pusetiniz rahat mı , hafif mi gibi bir çok soruyu cevaplamanız lazım. Çünkü havaalanında başlayan puseti açıp kapa durumları ordada devam ediyor. Bizim bebek arabamız rahat olmasına rağmen ağır ve biraz büyük olduğu için gitmeden bir baston puset dedikleri bebek arabası aldık. Tabi orda hafifliği işimize çooook yarasada kullandığımız bebek arabamızı orda çok aradım o başka:)
Tatil için aldığımız bebek arabamız Maclaren marka quest modeli
          Biletlerimiz daha ben hamileyken alındığı için ve tecrübesiz birer anne baba olduğumuz için malesef uçuş saatlerini Taha’nın uyku saatine göre alamamıştık tabi ama yapıcak bişey yok. Akşamdan hazırladık bavulları. Herşeyimiz hazırdı. Neler aldık yanımıza bi bilseniz. Kendimize 3-4 şey aldık ama paşaya doldurduk tabi. Kıyafetleri, bornozu, bezleri, çorapları.. Hava güzel gözüksede hem ince hem kalın herşeyden aldık yanımıza.. Yedekli aldık ki orda yıkama derdi olmasın dedik. 2 bavul oldu sırf Taha’nın eşyaları:D Ama şöyleki Taha’yı maalesef emzirmediğim için maması, ek gıda için philips buhar pişirici, 3 günlük sebze, kahvaltılık peyniri, labnesi, ekmeği, hazır püreleri, şişe su, hazır muhallebiler gibi birçok şeyde 1 bavul tuttu tabiki. O yüzden 2 bavul sırf Taha’nın 🙂 Götürdüğüm herşey işe yaradıda bi sebzeler yaramadı oda öğlen yemeğini mamasıyla idare ettik sebebide sebzeleri soyucak bıçak falan olmadığı için diceksiniz otelden isteseydiniz. İçimden gelmedi cidden çünkü çok sevimsiz fransız insanlarıyla diyalog bile kurmak istemedim.
Sabah 8. 30 uçağıyla Paris’e uçucak olan biz geceden bavulları arabaya koydukki sabah Taha’yı uyandırmadan arabaya bindirip havaalanına gidelim diye. Yurtdışı olduğu için pasaport kontrolü falan derken 2 saat önceden orda olmanız gerekiyor. Bu yüzden geceden Taha’yı rahat kıyafetleriyle uyuttuk. 5 buçuk gibi kucağımıza Taha’yı alıp arabaya indikki Paşamız uyandı:D Çocuğun uyandığına mı yanarsın uykusuz kaldığına mı falan derken çıktık yola. Havaalanına gelmemize 15 dakika kala Taha uyudu. Önce bavulları verdik, bavulları kontrol ederken buhar pişiriciyi sordular falan neyseki bi sıkıntı olmadan geçtik. Ama Türkiye’de inanılmaz bir kontrol var ki bu güzel birşey kızmayın çünkü normalde ben çok kızıyodum . Taha arabasında uyurken 3 defa kucağımıza alıp xray den geçti bebek arabası. Hatta Taha’nın bile üstünü aradılar. Başta bi gıcık oldum 10 aylık bebeği nasıl ararlar diye ama sonra dedimki yok haklılar aramalılarda zaten neyseki Taha uyanmadı bütün kontrollerden kucağımzda geçti bavulları verdik ve uçağı bekledik:) Bu arada havaalanındaki en büyük avantajımız bizim Tav Passport kartım oldu. Özel geçişlerden yararlandık, sıra beklemedik. O kocaaa pasaport kuyruklarıda yoktu gittik lounge da kahvaltı yaptık eşimle:)
Tam uçağa biniyorduk ki Taha uyandı:) Zaten biliyoduk bu kadar uyumadan sonra uçakta uyumıycağını. Bizi uçakta nelerin beklediğini bilmeden bindik uçağa. Bu arada emzirmediğim için kalkışta ve inişte kulak tıkanması için en iyi çözüm mama vermek dedikleri için önceden hazırladım mamasını. Uçak kalktı sütünü içmedi ama çok şükür kulak sorunu yaşamadık . Sadece oturduğu yerde çok sıkıldığı için huysuzluk yaptı o kadar. Arada ipad e kaydettiğim videoları izlettik. Tabi yanımızdaki bayanda Taha’yı sevdiği için sorunsuz geçti uçak yolculuğumuz:) Taha’nın tam inerken uyuyakalması ve taksiye binene kadar uyanmaması bize verdiği hediyeydi o ayrı. Çünkü inanılmaz bir pasaport kuyrugu çektik.
Tam 3 gun hiç durmadan gezdik. Toplamda 20-30 km garanti yürümüşüzdür. İşte gelelim notlara..
  • Her sabah kahvaltısını odada baba kucağında yaptı paşamız.Getirdiğim peynir,ekmek, labne haricinde ordan aldığım muz ve çileklerle çook güzel kahvaltı yaptı.
  • İlk gün yemek konusunda hiç sıkıntı yaşamadık çünkü evde yaptığım yemeği termosuna koydum ve hem öğlen hem akşam idare etti:) Arada meyve, püre derken ilk günü çok güzel atlattık.
  • Malesef Paris’e gidiyosanız bilin ki çoğu yerde mama sandalyesi yada bebek bezi değiştirmek için özel yerler yok. Bu yüzden eğer bulursanız şanslısınız. Kendi isteğimize göre değil de mama sandalyesi gördüğümüz yerlere girdik ve rahat ettik. Tam 3 gün şanslıydık ki bu yerlerde güzel yemeklerde vardı. Ama Taha’nın altını hep parklarda falan değiştirdik:D Yeşilliklerde oturup keyif yapma imkanınız varsa zaten bebekle mecbur yapıyosunuz çünkü emekleyen ama yürümeyen bebek bi zaman sonra kucakta yada arabasında sıkılıyo o yüzden parklar burda en önemli yerler:)
  • Şanslıydık ki 3 gün hava muhteşemdi. Yanımıza aldığımız o kalınları şeyleri hiç giydirmedik, hep kısa kolluyla ve çorapsız dolaştı Taha:)
  • Bol bol mola vermek zorunda kalabilirsiniz hatta tepelerde gezdirmek zorunda kalabilirsiniz ama bi zaman sonra rahat olmak sanırım en önemli şey oluyor.
  • Son günümüzde yolculuğumuz Disneyland dı. Trenle gitmeye karar verdik. 35 dk sürmesini göze aldık tabiki. Yine Taha uyumadı tabiki ama çok şükür bunuda güzel atlattık tabi burda pusetin hafifliği çok işimize yaradı.
  • Eyfel kulesine çıkamadık. Kalabalığı beklemek istemedik açıkçası oturduk çimenlerine yine, Ayıptır söylemesi altında hem kustu hemde kaka yaptı Taha Uras Paşa:D Ne güldük ne güldük , güzel bi anı kalıcak bize dedik. Zaten çimenleri koparıp koparıp yedi beyefendi:D
İşin özeti; en büyük destek tabiki eşlerden çünkü iki tarafada çok iş düşüyo. Kendi tecrübelerime dayanarak birkaç ufak nacizane not daha söylemek istiyorum.
  1. Rahat olun.Sonuçta sizin dilinizden anlamayan onca insanın içine giriyosunuz ve yanınızda küçücük bir bebek var. Umursamayın bakışları. Anın tadını çıkarın.
  2. Yemek konusunda tedirgin olmayın. Meyveler en büyük kurtarıcı tabiki hazır sütleride.
  3. Eşyaları taşıyabilen bir puset alın.Çünkü bebekle taşımak zor oluyor:)
  4. Bebeğiniz uyudukça oturup kahve,çay için. Çünkü uyanık olduğunda zor oluyor
  5. Mutlaka bebeğiniz zevk alıcağı birkaç yere gidin ki oda sizinle gezmekten zevk alsın
   6. Uçaklarda bebekleri soyun, sakın kalın giydirmeyin. Bırakın nefes alsın çocuk.
Dönüşümüzde Taha Uras tabiki yine uyumadı:) Ama uçaktaki hostesler  bize o kadar yardımcı olduki yanımızdaki hindistanlı beyi arkaya boş yere aldı. Bizde Taha’yla rahat rahat oturduk:) Hatta yanımızdaki amca o kadar sevdi ki Taha’yı bi ara bizden aldı bizde biraz nefes aldık:)
3 günlük Paris tatilimiz gayet keyifli ve güzeldi. Bebeğiniz var diye gitmekten korkmayın. Belki hatırlamıcak diye götürmek istemiceksiniz ama çok güzel birer anı oluyor. Belki götürmüş ama şanssızlık yaşamışta olabilirsiniz ama sonuçta oda bir insan bir anı bir anını tutmuyo. Anne-baba ve bebek olarak yaptığımız ilk ve Taha’nın ilk yurtdışı tatili olmasıda bizim için ayrı bir anı tabiki. Umarım bir nebzede olsa size yardımcı olabilirim. Eğer tatile gidiyorsanız iyi tatillerrr, planınıza varsa hadiiii durmayınn gidin:)
HEPİNİZİ KUCAAAK DOLUSU ÖPÜYORUZ OĞLUMLA:)

 

 

hazalkosem
hazalkosem

Hazal Kösem Hakkında

Yorum
  1. okudum ve cok begendim canim yengem hosgeldiniz yengem tatil boyunca instagramdan cok keyiflice abimle o guzel gunlerinizi severek takip ettim hersey gonlunuzce olsun taylan abime cok slmlar tahayi opuyorum burdan dualarim insallah birgun tahanin yanina gelmek olucak seviyorum sizleri yengem (yücel ben)

Yorum Yap

E-Posta Adresinizi Yazın

Dilerseniz HTML etiketleri: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> kullanabilirsiniz